Beklendiği gibi, güneş ışığıyla karşılaşmak, çilleri daha belirgin ve daha koyu yapar. Güneş yanığından sorumlu olan kısa dalga boylu güneş ışınları çilleri belirgin hale getirir. Ama asıl uzun dalga boylu ultraviyole (morötesi) ışınlarının boyaya dönüşümü hızlandırması, korunmayı zorlaştırır: Bunlardan pencere camıyla ya da para aminobenzoik asit ve bunun esterleri gibi kısa dalga boyuna etkili güneş koruyucularla korunmak mümkün değildir. Evlerde aydınlatma için kullanılan floresan lambalar da -ultraviyole ışını yaydıklarından- çilleri koyulaştırırlar. İç organları örten mukoza dediğimiz örtüde ve güneş ışınlarıyla karşılaşmayan alanlarda çil oluşmaz.
Şimdi de, bizim 'lentigo senilis' ya da 'solar lentigo' dediğimiz yaşlılık lekeleri ya da güneş lekelerinden söz edelim: Bunlar da çiller gibi, güneş gören alanlarda ortaya çıkarlar. Ama çillerin çocuklukta görülüp erişkinlikte kaybolmasına karşın, güneş lekeleri, 40'lı-50'li yaşlarda ortaya çıkmaya başlar ve giderek artar. Öyle ki, beyaz ırkta 70 yaşın üstündekilerin %90'ında bulunur. Bu yüzden 'yaşlılık lekeleri' olarak adlandırılmıştır. Kabarıklığı olmayan, düzensiz kenarlı, tekdüze, kahverengi renk değişiklikleridir. Büyüklükleri birkaç milimetre olabileceği gibi, bazen birkaç santimetreyi geçebilir. Kansere dönüşümleri söz konusu değildir. Ama, en çok el sırtında yer alıp adeta yaşınızı ele verirler. :)
Güneşle ilgili lekelerden sonra, güneşle ilgisiz bir lekeden bahsedelim : Bizim 'lentigo simpleks' olarak adlandırdığımız, 'basit lekeler' diyebileceğimiz lekeler. Çocuklukta ortaya çıkması daha sıksa da her yaşta görülebilirler. Az önce söylediğimiz gibi, güneş görmeyle ilgileri yoktur; bu yüzden yerleşimleri güneşten bağımsızdır. Hiç bir kabarıklığı olmayan, kahverenginden siyaha kadar değişebilen, genellikle bir kaç santimetre çapındaki renk değişimleridir. Kavşak benleri diyebileceğimiz, 'junksiyonel nevüsler' den ayırtedilmeleri zordur.
Lekeler serimize "sütlü kahve", Fransızca deyişle 'cafe au lait' ile devam edelim : Bunlar doğuştan olabileceği gibi sonradan da ortaya çıkabilirler. Genellikle çillerden daha büyük ve daha değişik şekillerde, düzenli kenarlı, kabarıklık göstermeyen, sütlü kahve renginde renk değişikleridir. Oldukça sık sayılabilir. Normal bireylerin her 10 kişisinden birinde bunlardan 1-3 tane bulunur. Bu lekeleri önemli kılan, 'nörofibromatozis' dediğimiz bir hastalıkta çok daha sık görülmeleridir. Nörofibromatozis'li hastaların %90'ında bu lekeler bulunur. Üstelik, genişleme eğilimindedirler. Öyle ki, 1.5 cm'yi aşan altıdan fazla bu lekeden varsa rahatlıkla, 'nörofibromatozis' tanısı konabilir.
Grubun başka bir bozukluğu 'Becker' adındaki bir araştırıcı tarafından tarif edilmiş ve onun adını almıştır : 'Becker Melanozisi'. İsterseniz ona 'kıllı ben' diyelim. Erkeklerde çok daha sık görülür ama kadınlarda da görülebilir. Yirmili yaşlarda ortaya çıkar. Çok sayıda ve kural değilse de, genellikle |